Bilgeler her akıllarına geleni söylemezler, siyasiler için ise aynı şey zorunlu değildir... Siyasetin birinci temeli, konuşmaktır; düşünmek değil. Siyasiler önce konuşurlar, sonra düşünürler...Bu nedenle insanca bir dünya ancak siyasetçiler olmadan olur...
Teröre karşı demokratik açılım; teröre aferim, demektir; terör çözüm, demektir. Bu durumda örneğin; kredi kartı mağdurları sorunlarına çözüm bulamıyorlarsa, ellerine silah alıp terör yapmadıkları için, olur... Sınıflarını geçemeyen öğrenciler de terör örgütü kurup eylem yaparlarsa sınıflarını geçerler, demektir...
Bu mantık, gerçekde boş inançların öğretisidir; bir yerde felaket varsa orada tanrılara iyilik yani kurban gerekir, mantığıdır... Ağlamayan çocuğa meme vermezler, mantığının; bu çocuk ağlıyor, ona meme verelim, biçimine gelmişidir.Biz Türkler; yaralı, zordaki, hasta herkese iyilik, yardım etmek isteriz... Çanakkale Savaşı'nda, düşman askerlerine bile yaptığımız gibi.Ama burada durum farklı.Orada düşman askerlerine iyilik edip başımıza geçirmedik, taç yapmadık, gelin bizi yönetin, demedik.Ama demokratik açılım denilen, gerçekde ise diktatörlük açılımı olan şey; terörü ve teröristleri baş tacı yapmak, ülkenin başına egemen kılmak istemektedir.Öyleyse kanun çıkaracaksın; yanlışlara karşı kurşun sıkmak haktır, diyeceksin; meclise İnce memed' in heykelini dikeceksin.Eğer ben de işsizlikden, parasızlıkdan, acıdan gelip suratına okkalı bir yumruk patlattığımda, bana da '' Hayrola yurtdaşım, bir derdin mi var, gel de çözelim.'' diyeceksin, tazminat ve ceza davası açmak yerine.
Yoksa ben anlarım ki bu demokratik açılım denilen açılım gerçekde; diktatör Abd'nin ve Ab'nin Asya'ya ve Afrika'ya sinsi bir açılımından ve Türkiye'yi yok etmek tuzağından başka şey değildir.
Ey demokratik açılım yandaşları, hazır mısınız; gelip yüzlerinize birer yumruk patlatayım mı? Bana da demokratik açılabilecek misiniz?
Necdet Gürçiftçi
2009-eylül
13 Eylül 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.